MUBİM TV REKLAMI


20 Bin Öğrenci ve Öğretim Görevlisi 50 Bin Ziyaretçi ile Buluşuyor...

24 - 27 Ekim 2007
Muğla Üniversitesi

Muğla Üniversitesinden Haberler | Plan  | Katılmak İstiyorum  | Sponsor Olmak İstiyorum  | Bize Katılın  | Bize Ulaşın    

Fuar Sözleşmesi

On Line Davetiye
Fuar Etkinlikleri
Basın Bültenleri
Basında MuBiM
Katılımcı Profili
Konaklama Şartları
Fuar Alanına Ulaşım
Fuar Sözleşmesi

 


 

İŞBİRLİĞİ İLE


 

ÇÖZÜM
ORTAKLARIMIZ

 

BASIN

HABER DERGİ

MUĞLA HABER AJANS

HAMLE GAZETE
HAMLE RADYO
HAMLE TV

ŞAH GAZETE
ŞAH RADYO
ŞAH TV

ÖRNEK RADYO

KANAL 48
TV - RADYO

YENİ SAYFA GAZETESİ

SPONSORLUK

İNSAN KAYNAKLARI


 

HALKLA İLİŞKİLER

BİLİŞİM
 




 

İLETİŞİM SPONSORU

ULAŞIM SPONSORU

DESTEK VERENLER





 


 

Muğla Üniversitesi 15. Akademik Yılı Açtı

Seçkin bir davetli topluluğu ve tüm öğretim üyelerinin katıldığı Muğla Üniversitesi "Akademik Yılın" açılış töreninde  konuşan Muğla Üniversitesi Rektörü Prof. Dr.Şener Oktik Muğla Üniversitesi'nin her geçen gün eğitim kalitesinin arttırdığını ve uluslarası alanda saygınlık kazanarak büyüdüğünü söyledi.
Prof. Dr. Şener Oktik'in ülke geneline önemli mesajlar verdiği açılış konuşmasının tam metnini aşağıda yayınlıyoruz.

Sayın Valim,
Değerli Konuklar,
Sevgili Çalışma Arkadaşlarım,
Sevgili Öğrencilerimiz ve
Medyamızın Değerli Temsilcileri,


On beşinci Akademik Yılımızın Açılış Töreni'nin bütün duygularını bizlerle paylaşmak için aramıza katılmanızın verdiği gücü vurgulayarak başlamak istiyorum. Hoş geldiniz, güç getirdiniz, sağ olun, var olun.

Üniversite çağında 19-22 yaş gurubu genç nüfusumuz 5.5 milyonun üstündedir. Bu yaş grubundaki 1.5 milyonu aşan gencimiz örgün öğretimde ve 900 bin civarında gencimiz açık öğretimde kayıtlıdır. Özetle, üniversite çağındaki gençlerimizden sadece 2.5 milyonu yükseköğrenim görebilmektedir . Bu yıl Öğrenci Seçme Sınavında sınavı geçerli sayılan 1.615.534 gencimizden ancak %27'si yani 636.527'si bir yükseköğretim kurumuna kayıt yaptırabilmiştir. Bu öğrencilerden 191.563'ü açık öğretime ve 444.964'ü örgün öğretim ön lisans ve lisans programlarına kaydolmuştur.

Bu yıl Muğla Üniversitesine katılan öğrencilerimizi, üniversiteye girme yarışında %27 içinde yer almış olmalarının yanı sıra, Üniversitemizi seçmelerinden dolayı Üniversitemiz çalışanları ve Muğlalılar adına kutlarım. Ülkemizin ve belki de dünyanın en güzel coğrafyalarından biri olan Muğla'da 1992 yılında kurulan ve geçen 15 yıl içerisinde sürekli, kararlı ve saygın adımlarla büyüyen, gelişen ve güçlenen Muğla Üniversitesinde birlikteliğimizin size, Üniversitemize, Bölgemize, Ülkemize ve insanlığa olumlu katkılar sağlamasını dilerim.

Sevgili öğrencilerimiz Üniversitemize, Muğla'mıza hoş geldiniz.

2007-2008 Eğitim-Öğretim Yılına başlarken Üniversitemize yeni kayıt yaptıran 5.262 öğrencimizle birlikte öğrenci sayımız 23.039'a ulaşmıştır. Hepimizin yüreğinde her yıl yeniden çiçek çiçek açan bütün öğrencilerimize kavuşmanın sevincini yaşıyoruz. Yeni kayıt yaptıran öğrencilerimizin yalnızca 742'si (%14) Muğlalı olup, 259 (%5) öğrencimiz bu yıl İzmir'den gelmektedir. Bu yıl aramıza bütün illerimizden farklı sayılarda öğrenci katılmıştır. Yeni öğrenci kayıtları Üniversitemizin ilk kayıt yılı olan 1993-1994 Eğitim-Öğretim Yılında 653 iken, izleyen yıllarda büyük oranlarda artmıştır. Ancak son yıllarda yeni kayıtlardaki artış 2004 kayıtlarında %21, 2005 kayıtlarında %14, 2006 kayıtlarında %11 olarak gerçekleşmiştir. Bu yıl kayıtlarda %4 bir azalma olmuştur. Buna rağmen her bölümün henüz mezun verecek aşamaya gelmemiş olması ve mezuniyetlerin önlisans programlarında 2,5 yılın üzerinde ve lisans programlarında 4,5 yılın üzerinde olması nedeniyle toplam öğrenci sayımız bu yıl %5,5 artışla 23.039'a ulaşmıştır. Öğrencilerimizin 12.792'si Merkez Yerleşke'de, 4.616'sı Muğla Merkez ilçede ve 5.631'i Muğla'mızın ilçelerinde eğitim-öğretim görmektedir.

2007-2008 Eğitim-Öğretim Yılına Ülkemiz 115 üniversite ile başlamıştır. Bunlardan 85'i devlet, 30'u vakıf üniversitesidir. Son 5 yılda, devlet üniversiteleri 57'den 85'e çıkarken; üniversitelere verilen araştırma görevlisi kadrosu 4.250'den 2.000'e, yurtdışı lisansüstü kontenjanı 200'den 80'e ve Yükseköğretim bütçesinin Milli Eğitim Bakanlığı bütçesindeki payı, %25'den %21'e düşürülmüştür . Akademik ve idari üniversite çalışanlarının ücretleri de oransal olarak azalmıştır.

Cumhuriyetimizin 115 üniversitesinde görev yapan 90 bine yakın öğretim elemanımızın çoğunluğunun birinci önceliği; gençlerimizi Atamızın manevi mirası olan “bilim ve akla” sıkı sıkıya sarılarak, onları dogmalardan, donmuş ve kalıplaşmış kurallardan, boş inançlardan arınmış olarak yetiştirmektir. Yürüttüğümüz eğitim öğretimle kazandıracağımız bilinç ve irade; gençlerimizin Atatürk İlke ve Devrimleri ışığında şekillenen “Atatürkçü Düşünce Sistemi” üzerinde kurulup güçlenen Demokratik ve Laik Cumhuriyetimizin kazanımlarının ve Tekil Devlet yapımızın korunmasının güvencesi olacaktır.

Türkiye Cumhuriyeti Üniversitelerinin yarışı, ulusal niteliklerimizi koruyup güçlendirerek, uluslararası alanda kabul görüp, öne çıkma, “bilgi toplumlarını ve bilgi ekonomilerini” yakalayabilme yarışıdır. Üniversitelerimiz bütün kısıtlara rağmen “bilgi toplumu” yaratma yarışında Ülkemizi güvenli ve emin adımlarla geleceğe taşımaktadır. Ülkemizin Yükseköğretim sistemi Bologna Süreci içindeki değerlendirmelerde gurur verici bir gelişme göstermektedir. 2005 yılında 5.00 üzerinden 2,00 ortalama ile 45 ülke arasında 33. sırada olan Ülkemiz, 2007 yılında Bologna ülkeleri ortalaması olan 4.00 üzerine çıkarak 4,17 ortalama ile 9. sıraya yükselmiştir. Bizlere verilen sınırlı olanakların sınırlarını zorlayan, Ülkemize bu saygın başarıyı kazandıran bütün Yükseköğretim çalışanlarını sizlerin huzurunda yürekten kutluyorum, değerli çalışma arkadaşlarım emeğinize sağlık, yüreğinize sağlık, sağ olun, var olun.

On beşinci Akademik Yılına başlarken, “genç, dinamik ve nitelikli” Üniversitemiz , Türkiye'nin “bilgi toplumları” ile olan yarışında, lisansüstü düzeyde eğitim-öğretim veren iki enstitümüzün kırk anabilim dalında; lisans düzeyinde eğitim-öğretim veren yedi fakülte ve beş yüksekokulumuzun 53 bölümünde; ön lisans düzeyinde iki yıllık eğitim-öğretim veren sekiz meslek yüksekokulumuzun 83 programında, 800' ü aşan akademik ve 600'e yaklaşan idari personelinin özverili, kararlı, sürekli ve saygın çabalarıyla 23.039 öğrencimize çağdaş bir alt yapıda, yetkin bir kadroyla görev yapıyor olmanın haklı gururunu yaşamaktadır. Mimarlık Fakültemiz 18 Mart 2001 tarihinde, Tıp Fakültemiz ise 13 Haziran 2007 tarihinde kurulmuştur. Ancak her iki Fakültemiz de henüz faaliyete geçmemiştir. Üniversitemizi, Bölgemizi ve Ülkemizi yüceltecek ve güçlendirecek “Mimarlık ve Tıp Fakültelerinin” sağlıklı bir biçimde eğitim öğretime başlayabilmesi için herkesi el ele çalışmaya davet ediyorum.

Hedeflerimizden birisi gençlerimizi,
“Ülkemiz ve insanlık için yapması gerekenler konusunda düşünce yapısı doğru şekillenmiş, geleceğe güvenle bakmalarını sağlayacak bilgi, beceri, bireysel yetkinlik ve iradeyle donanmış, özgüveni yüksek laik, demokrat ve erdemli bireyler”
olarak topluma kazandırmaktır.

2007-2008 Eğitim-Öğretim Yılında Fen Bilimleri Enstitümüzün Kimya Anabilim Dalında ve Sosyal Bilimler Enstitümüzün İşletme Anabilim Dalında doktora programlarına ilk defa öğrenci kabul ettik.

Üniversitemizin büyümesi nicel olarak yavaşlarken nitel olarak hızlanmaktadır. Son beş yılda uluslararası kabul gören indekslerdeki yıllık yayın sayımız hızla artmaktadır. Yurt dışı, yurt içi makaleler ve kitap sayısındaki artışlar, ulusal ve uluslararası kongre, konferans, sempozyum, çalıştay, söyleşi yanında sosyal ve kültürel faaliyetlerdeki kararlı ve nitelikli artış bizleri,

“Bilimsel çalışma, araştırma ve yayınları yanında bireysel yeterlilikleri de çağdaş toplumların bilim insanları ile yarışan akademik kadroların öncülüğünde öz değerlerimize sahip çıkarak eğitim-öğretim ve araştırma yapan uluslararası bir üniversite yaratmak”
hedefimize hızla taşımaktadır.

Ancak uluslararası ölçekte tanınan yeterliliklere ve kalite güvencesine sahip üniversitelerde yetişen gençler, Ülkemizi bilgi toplumu yarışında öne çıkarabilirler. Bilgi toplumunda temel ölçü, insan kaynaklarının değeridir ve bu değer ülkelerin gelişmesinin belirleyicisidir. Üniversitelere yüklenen görev; yöresel, ulusal ve küresel boyutlarda toplumların sosyal ve ekonomik refahını yükseltmek için sanatı, bilgiyi, teknolojiyi üretme, uygulama, yaygınlaştırmanın yanında denetlemektir. Üniversitelerimize verilen bu onurlu ve zorlu görevler yerine getirilirken, üniversitelerin çalışma alanları sınırlanamaz. Ülkemizle ilgili her konu bizim işimizdir ve işimiz olmaya devam edecektir.

Uluslararası yarışta “bilgi toplumu ve bilgi ekonomisini” yaratacak olan, Türk Üniversitelerinin öğrencileridir. Bilgi toplumunda, bir alanda belli bir düzeyde mesleki bilgi ve beceriye sahip olmak başarı için artık yeterli olmamaktadır. Bireylerden, küresel ölçekte bilgiye hızlı ulaşabilme, bilgiyi çözümleyebilme, sürekli olarak kendini yenileyebilme yeterlilikleri beklenmektedir. Bunların yanında bireylere kazandırılıp ölçülmesi istenen yeterlilikler içerisine; bireyin mesleği ne olursa olsun, ülkesinin anadilini, Ülkemiz için Cumhuriyetin Anadilini kullanabilme düzeyi, sosyalleşebilme ve vatandaşlık bilinci, yabancı dilleri kullanabilme düzeyi, matematik bilgisi, bilim ve teknolojiyi algılama düzeyi, bilgisayar okur yazarlık düzeyi, öğrenmeyi öğrenme yeteneği, girişimcilik ve inisiyatif kullanabilmesi, takım çalışmasına yatkınlığı, kültürel bilinç ve kendini anlatabilme yeteneği de katılmıştır. Ulusal ve uluslararası ölçekte yarış hızlanmaktadır, yarışı kazanacak olanlar çoklu beceriye sahip olanlar ve yaşam boyu öğrenmeyi, gelişmeyi ve değişmeyi başarabilenler olacaktır.

Özetle, hurafelerden ve dogmalardan arındırılmış bilginin, evrensel ölçütlerde ve demokratik bir ortamda aktarıldığı eğitim-öğretimle, bireylerin “kendi aklını başkasının kılavuzluğuna gerek duymadan kullanmasını” sağlayabilen toplumlar öne çıkıp hızla gelişmektedir. Bireyin ve toplumun aydınlanması için Immanuel Kant'ın yaptığı “kendi aklını başkasının kılavuzluğuna gerek duymadan kullanması” tanımı modern toplumların özünü oluşturmaktadır.

Dünyanın birçok ülkesinde olduğu gibi Ülkemiz üniversitelerinde de bilimsel gelişmeye dayalı bilginin ve aklın üstünlüğü ile laiklik kavramlarını temel ilke olarak alan modernitenin karşısına, ilkeleri yok sayan post-modern bir öğreti, bir grup tarafından canlandırılmaya çalışılmaktadır. Post-modern öğretinin savunucuları, bilimsel düşünce ve yöntemlere dayalı kavramları zayıflatıp, gözlenemeyen, denenemeyen, ölçülemeyen verilere dayalı sanal kavramlar etrafında kavramlar geliştirmektedirler.

Üniversitelere ve üniversitelerde üretilen, dağıtılan ve uygulanan bilgi, beceri ve yetkinliklere hangi pencereden bakarsak bakalım, bütün gelişimlerde üniversitelerin tarihinden gelen, insanlığa mal olmuş özel kültürünü korumak ve sürdürmek her zaman önde tutulmalıdır. “Üniversite Kurumunun Kültürel Nitelikleri” evrenseldir ve hepimizin koruması gereken insanlığın kültürel miraslarından birisidir! Üniversite kültürü içerisinde en önemli iki taşıyıcı sütun, akademik özgürlük ve özerkliktir. Bu iki kavram uluslararası ölçeklerde fakat ulusal gerçeklerimiz içerisinde anlaşılıp, değerlendirilip yaşanmalıdır. Ülkemizin bölünmez bütünlüğünün ve Devletimizin tekil yapısının, laik demokrat ve sosyal hukuk devleti olan Türkiye Cumhuriyetinin niteliklerinin kazanımları olan kavram ve kurumların, akademik özgürlük ve özerklik arkasına saklanarak, a ydınlanma karşıtı post-modern yaklaşımın ürünü olan ilkelerden ve bilimsellikten ödün veren inanca dayalı bir öğreti ile güçsüz kılınmasına Cumhuriyetin Üniversitelerinde izin verilemez.

Sayın Valim, Değerli Konuklar,

Üniversitelerin bilgi toplumu yaratma yolunda yürüttükleri eğitim-öğretim ve araştırmaların çağdaşları ile yarışabilmesi yanında bir de ürettikleri kamu hizmeti vardır. Ülkemizin her köşesinde yaygınlaşan üniversitelerin amacı; varlıklarında barındırdıkları evrensel niteliklerin yerel değişimlere doğru yönde katkı sağlamasıdır. Ayrıca yerel ölçekte sunacakları kamusal hizmetlerle bölgesel kalkınmayı hızlandırmaları beklenmektedir. Üniversiteler bir taraftan kamunun artan beklentileri, diğer taraftan azalan kamu kaynakları arasında sıkıştırılmış olmalarına karşın, eğitim ve öğretimi, araştırmayı ve kamu hizmetleri üreten sosyal fonksiyonlarını etkin bir biçimde yerine getirmeyi başarmaktadır, başarmaya devam edecektir.

Buradaki başarının ardında toplumun üniversitelere olan güveni bulunmaktadır. 2001, 2004 ve 2006 yıllarında yapılan üç ayrı araştırmada Üniversitelerimiz toplumun güven duyduğu kurumlar arasında üst sıralarda yerini almıştır. Bu sonuç göstermektedir ki toplumumuz, her alanda ve her tartışmada üniversitelerimizin öncülük etmesini beklemektedir. Türk Üniversiteleri toplumumuzun beklentilerini en iyi şekilde karşılayacak yetkinliğe ve evrensel anlayışa sahip olup, bütün sınırlama çabalarına karşın zorlu ama onurlu görevini en etkin bir biçimde sürdürmeye devam edecektir.

Sayın Valim, Değerli Konuklar,

Muğla Üniversitesi öğrencileri, çalışanları ve bir “Üniversite Şehrinde” yaşama ayrıcalığının keyfini çıkaran bütün Muğlalılar, Üniversitemizin sahip olduğu çağdaş altyapı üzerinde verilen eğitim öğretim ve gerçekleşen sosyal ve sportif etkinliklerle gurur duymaktadır.

1992 yılında, bugünkü Turizm İşletmeciliği ve Otelcilik Yüksekokulu binasında başlayan Üniversitemizin sahip olduğu altyapı, göz kamaştırıcı bir biçimde gelişmektedir. Üniversitemizin ilk on yılındaki yönetimin doğru kararları doğru bir biçimde ve doğru zamanda uygulamada gösterdikleri başarı için yönetim kademelerinde emeği geçen herkese Üniversitemiz adına şükranlarımı sunuyorum. Türkiye'nin en büyük eğitim gönüllülerinden, büyük insan Sayın Sıtkı Koçman ve Koçman Ailesinin Üniversitemizle 1999 yılında başlayan gönül bağı, “Sıtkı Koçman Vakfı” ile sürdürülmektedir. Koçmanların cömert yaklaşımıyla 1999 ve 2002 yılları arasında her yıl ortalama 10 milyon dolarlık bağış ile yaklaşık 40 milyon dolar karşılığı 85.000m 2 kapalı alan, derslik, laboratuvar, sosyal tesis ve lojman olarak Fethiye'den Milas'a kadar Üniversitemize kazandırılmıştır. Koçmanların gönül köprüsünden Üniversitemize akan maddi destekle kazandığımız altyapı fiziksel bir kazanım olmanın ötesine geçerek Üniversitemize, öğrencilerimize ve çalışanlarımıza büyük bir özgüven sağlamıştır. Bizlere bu duyguyu yaşatan Üniversitemizin hamisi büyük insan Sayın Sıtkı Koçman'ı, değerli eşleri Sayın Mefharet Koçman'ı ve kıymetli oğulları Sayın Ali Koçman'ı huzurlarınızda minnetle anıyor, Tanrı'dan rahmet diliyorum. Koçman Ailesinin yaşayan bütün fertlerinin ve Koçman Ailesi ile Üniversitemiz arasında köprü olan Sıtkı Koçman Vakfında görev yapan herkesin Üniversitemizle olan gönül bağlarının güçlenerek büyümesini diliyorum. Üniversitemize gönlünü vermiş, rahmetle andığımız büyük insan Sayın Sıtkı Koçman, Koçman Ailesi ve Sıtkı Koçman Vakfı ile birlikte diğer eğitim gönüllülerimiz Sayın Kazım YILMAZ, Sayın Şehbal BAYDUR, Sayın Mukaddes UYSAL ve yürekleri bizimle olan eğitim gönüllülerine Muğla Üniversitesi ve Türk Yükseköğretimi adına teşekkür ediyorum.

Rektörlük görevini yürüttüğüm son beş yılda Koçman Ailesinin altyapı gelişiminde verdiği desteğin tamamen kesintiye uğramış olmasına karşın, Üniversitemizin fiziki gelişmesi çoğunlukla devlet kaynakları ile gurur verici bir biçimde hızını kaybetmeden devam etmektedir. Son beş yıl içerisinde Üniversitemizin sahip olduğu arazi %56 artarak 2700 dönümden 4400 dönüme ulaşmıştır. 2002 yılında 85.000 m 2' si Sayın Sıtkı Koçman ve Ailesi tarafından ve 33.000 m 2 'si yurt binası olarak Üniversitemize kazandırılan toplam 178.000 m 2' lik kapalı alan, son dört yıldaki kazanımlarla 225.000 m 2' yi geçmiştir.

Muğla'nın Üniversite ile kucaklaştığı yıl olan 1992'den bu yana gurur duyduğumuz bu altyapıda bugün sayıları 23.039'a ulaşan gencimize eğitim-öğretim verme çabamız bütün Muğlalılar tarafından güçlü bir biçimde desteklenmektedir. Yalnızca %15'i Muğlalı olan öğrencilerimiz, Muğla'da üniversite öğrencisi olmayı tatmanın yanında, yeni bir coğrafya, yeni bir kültür ve yeni bir sosyal yapıyı da tanıyıp, etkileşim içine girmektedirler. Bölgesinden, evinden, ailesinden ve alışkanlıklarından ayrılan gençlerimizin üniversitede dağarcıklarına sığdırabildikleri yanında, yerelle olan etkileşimleri bireysel gelişimlerinde büyük önem taşımaktadır. Gençlerimizin sevgi ve güven ortamında eğitim öğretim görerek, çağdaş ve sağlıklı ilişkiler için gerekli ortamları sağlamak yönünde yerel yönetimlere ve Muğla'da yaşayan bizlere önemli görevler düşmektedir. Bizlerle beraber Muğla'da görev yapan ve yaşayan herkes gençlerimizi kendi evlatları gibi bağrına basıp onlara bir yuva sıcaklığını ve güvenini sunmak için çaba göstermektedir. Bunun sağlanabilmesi için Üniversitemiz Fethiye'den Bodrum'a bütün yerel yönetimler, kamu kurum ve kuruluşları, sivil toplum örgütleri ve yerel halkla sıkı bir iş birliği içerisindedir. Bu alanda bize destek veren herkese teşekkür ediyorum.

Sevgili Öğrenciler,

Öğrenci Seçme Sınavı gibi zorlu ve bütün aşamaları tartışılan bir sınavı başararak aramıza katıldınız. Sizi ve sizinle birlikte uzun soluklu bir hazırlık dönemini paylaşan ailelerinizi yürekten kutluyorum. Dileğim sizlerin çalışma temponuzun ve ailenizin sizin çalışmanıza gösterdiği yakın ilgi ve desteğin üniversite kapısının bu tarafında azalmamasıdır. Daha önceki yıllarda aramıza katılan sevgili öğrencilerimizle yeniden bir araya gelmenin heyecan ve sevinci ile onlara yeniden hoş geldiniz diyorum.

Yukarıda gururla söz ettiğimiz altyapıda huzur dolu çağdaş ve sevecen insanların yaşadığı Üniversite kenti Muğla'da yaşamanın yanında size çağı ile yarışan bir eğitim-öğretim anlayışı ve programı sunma çabamız aralıksız devam etmektedir. Yükseköğretimde ulusal ve uluslararası ölçekte ülkelerin önüne koyduğu yeni hedefler yükseköğretim sistemlerinde kurumsal ve ulusal boyutlarda önemli değişimlere neden olmuştur. Bologna Süreci'ne üye ülkelerin yükseköğretime yaklaşımları hızla değişirken, bağımsız fakat uyumlu ve bütün üye ülkelerce kabul gören sistemler oluşturulmaya çalışılmaktadır.

Avrupa ülkelerinde 2010 yılında tamamlanması öngörülen Avrupa Yükseköğretim Alanı ve Avrupa Araştırma Alanı içerisindeki birleştirilmiş çabaların hedefi dünya ile rekabet gücünü artırmaktır. Bu süreçte eğitim-öğretimin toplumlardaki rolünün yanı sıra doğası da yeniden sorgulanmaktadır. Ülkemizde olduğu gibi, birçok ülkede uygulanan geleneksel yaklaşımda sistem, öğretenler (öğretmenler) tarafından eğitim-öğretimin her kademesi için tanımlanan üniteler, modüller ve bunların kapsadığı dersler ve derslerin içerikleri ile belirlenmiş “öğrenim girdileri” üzerine kurulmuştur. 21. yüzyılda eğitim-öğretimde yaşanan kültür değişimi ile öğrencinin kazandıkları ve öğrenmenin özü ile ilgili olan “öğrenim çıktıları” , her kademe sonunda verilen dereceler için ana belirleyiciler olarak görülmektedir.

Öğrenim çıktıları, ö ğrenim sürecinin tamamlanmasının ardından öğrencinin ne bileceğini, ne kavrayabileceğini ve ne yapabileceğini ifade eden göstergelerdir. Öğrenim çıktıları öğrenci odaklı olup, öğretimin amacını değil, öğrencinin öğrenme başarısını ifade eder. Öğrenim çıktılarına dayanan yaklaşımla, eğitim-öğretimin ve sonucunda kazanılan diplomaların, öğrenciler, öğretenler, işverenler ve toplumdaki bütün paydaşlar tarafından daha kolay anlaşılabilir ve ölçülebilir olacağı düşünülmektedir.

Bu kültürel değişim, eğitim-öğretimde program geliştirmeden başlayarak, öğretim süreçleri, öğrenim çıktılarının ölçülmesi ve değerlendirilmesi, verilen dereceler için gerekli yeterliliklerin tanımlanması, kalite güvencesi ve ilgili tüm konulardaki kavram ve işlemlerin yeniden ele alınmasını gerektirmektedir.

Yükseköğretimde öğrenim çıktıları ile oluşturulan bir örgü olan “ Yükseköğretim Yeterlilikler Çerçevesi (YYÇ) ”, yükseköğretimde kurumsal, ulusal ve uluslararası ölçeklerde güçlü, dinamik, uyumlu, saydam ve rekabet gücü yüksek bir sistemi oluşturmayı hedeflemektedir. Bu çerçeve içinde t anımlanan yeterliliğe sahip olmaya hak kazanan bireylerin, yani mezunlarımızın, demokratik toplumlarda aktif yurttaş olarak yerini alması ve yeterliliğin tanımlandığı meslekler için ulusal ve uluslararası ölçekte yarışabilecek donanımlara sahip olması hedeflenmektedir.

Türk Yükseköğretimi için “Ulusal Yeterlilikler Çerçevesi”nin oluşturulması ve uygulanmasını yürütmek üzere YÖK'te kurulan komisyon başkanlığı görevi şahsıma verilmiştir. Ülkemiz yükseköğretimini Avrupa Yeterlilikler Çerçevesine uyumlu hale dönüştürmek için sizlerin desteği ile bütün gücümle çalışmaktayım. Bu çalışmaların kapsamı içerisinde Üniversitelerimizin Rektörlerinin katıldığı bir bilgilendirme toplantısı 27 Nisan 2007'de Üniversitemizde gerçekleştirilmiş olup, YÖK temsilcilerinin ve Ülkemiz üniversitelerinin tamamının katılacağı, Avrupa Konseyinden beş uzmanın bizleri bilgilendireceği ikinci toplantı 27-28 Eylül 2007 tarihlerinde yine Üniversitemizde gerçekleştirilecektir.

Avrupa Birliği raporları, insan kaynaklarının rekabetçi gücünün, istihdamının ve hareketliliğinin artırılabilmesinin yüksek nitelikli mesleki eğitim-öğretimin geliştirilmesi ile gerçekleşebileceğini vurgulamaktadır. Buna bağlı olarak Üniversitemizin ulusal ve uluslararası ölçekte yükseköğretim kurumları ve çeşitli araştırma geliştirme faaliyeti yapan kurum ve kuruluşlarla bilimsel, akademik, sosyal ve kültürel alanlarda güçlü ilişkilerin sağlanması ve sürdürülmesine yönelik çabaları artarak güçlenmektedir.

Avrupa Eğitim ve Araştırma Alanları ile bütünleşmek yolunda gereken bütün adımlar atılmaktadır. Avrupa Birliğinin yükseköğretim alanındaki etkinliklerine katılabilmek için gereken Erasmus Üniversite Beyannamesi Üniversitemize 2004 yılında kazandırılmıştır. Ulusal Ajans ile birlikte yapılan çalışmalar sonucu 2006–2007 Erasmus Sözleşmesi'nde verilen toplam hibe 120.000 Euro olarak gerçekleşmiştir. Polonya, Hollanda, Belçika, Macaristan, Portekiz, Fransa, Finlandiya, İtalya Avusturya, Çek Cumhuriyeti, Almanya ve Slovakya ile değişim programlarına sadece bu yıl içinde 55 öğrencimiz ve 7 öğretim elemanımız katılmıştır. Öğrencilerimizin daha büyük bir bölümünü uluslararası değişim programlarına katılmış olarak mezun etmek hedeflerimiz arasındadır. Değişim programı içerisinde Almanya, Fransa, Macaristan ve Polonya'dan 16 öğrenci ve 4 öğretim elemanı Üniversitemize gelmiştir. Öğrenci ve öğretim elemanı profili ile “Uluslararası Bir Üniversite” olma yolunda kararlı adımlarla yürümekteyiz.

Socrates-Erasmus Programı 2. dönemi 2007 yılında sona ermektedir. 2007-2013 yılları arasını kapsayan ve 7 milyar dolar bütçeli Avrupa Birliğinin “Yaşam Boyu Öğrenme Programı (LLP)”na katılabilmek için gerekli olan “Genişletilmiş Erasmus Üniversite Beyannamesi” başvurumuz Haziran 2007'de kabul edilmiştir. Yeni dönemde pastadan daha büyük pay almak için hep birlikte daha büyük çaba göstereceğimize ve başaracağımıza olan inancım tamdır.

Üniversitemizin altyapı, insan kaynakları ve uluslararası ilişkilerde ulaştığı düzey yanında uyguladığı politikalar da bütün çalışanlarımızı ve öğrencilerimizi önemli ölçüde yüreklendirmiş olup, bilimde, sanatta ve sporda önemli başarılar kazanılmıştır. Devlet tarafından desteklenen bilimsel araştırma projesi sayımız 150'yi aşarken, bu projelere sağlanan destek 3 milyon YTL'ye ulaşmıştır. Devlet Planlama Teşkilatı tarafından desteklenen Teknolojik Araştırma Projelerine sağlanan kaynak 3,5 milyon YTL'ye yaklaşırken TÜBİTAK destekli projelerimiz 30 olup, toplam bütçesi 1 milyon YTL civarındadır. Avrupa Birliği ile yürütülen projelerimize sağlanan destek 1,5 milyon Euro'yu aşmıştır.

Özetlenirse, Üniversitemiz “Bilginin ve Teknolojinin Üretildiği Üniversite” olma yolunda kararlı ve güçlü adımlarla yürümektedir. Bu yönde atılan büyük adımlardan birisi olan “ Araştırma Laboratuvarları Merkezi Projesi ” için laboratuvar binalarının projesi tamamlanmış olup, ihale işlemleri devam etmektedir. Toplam bütçesi 32 milyon dolar olarak öngörülen projede, ortak hizmet laboratuvarı, akredite uygunluk laboratuvarı, araştırma laboratuvarları binaları ve destek binalarının temellerini 2007 sonundan önce atmayı planlamaktayız. Araştırma laboratuvarlarının enerji, malzeme bilimi, biyoteknoloji, nanoteknoloji, su ürünleri tematik alanlarında yoğunlaşması öngörülmektedir. Bu laboratuvarların çalışmaya başlaması ile vermekte olduğumuz eğitim-öğretimin saygınlığının daha da yüceleceğine inanmaktayız. Bu gelişmede emeği geçen bütün çalışma arkadaşlarıma teşekkür ediyorum.

İnsan kaynaklarımızın ulusal ve uluslararası ölçekte artan hareketliliği ve kurulan ulusal ve uluslararası ortaklıklar Üniversitemiz öğretim elemanlarının yaptığı yayınların sayısını hızla artırmıştır. 2002 yılında yurt içi makale sayımız 100 civarında iken son yıllarda bu sayı yılda 300 makalenin üzerine çıkmıştır. Uluslararası SCI'e giren dergilerde çıkan yayın sayımız 2002'de yılda 40 civarında iken, bu sayı son yıllarda yılda 100 civarında seyretmektedir. 2006 yılında Muğla Üniversitesi ismini taşıyan bildiri, ulusal ve uluslararası bildiri, makale ve kitaplardan oluşan yayınlarımızın sayısı bine yaklaşmıştır. Ulusal değerlerini yücelten, uluslararası bir üniversite yaratma yolunda kaydettiğimiz başarının gerçek sahibi çalışma arkadaşlarıma nice binlere doğru dileklerimle. Bütün çalışma arkadaşlarıma Üniversitem adına, Muğla adına ve Türk yükseköğretimi adına huzurlarınızda yürekten teşekkür ediyor, üretebilmenin gereği olan iş birliği ve huzur duygusunun yüreklerimizden eksik olmamasını diliyorum.

Üniversitemizin ulusal ve uluslararası tanınabilmesi süreci içerisinde yapılması gerekli olan “Akademik Değerlendirme ve Kalite Geliştirme” çalışmalarımız aralıksız sürmektedir. Bu çalışmaların yol göstericiliğinde Üniversitemiz 5018 Sayılı Yasa gereği Stratejik Planlarını hazırlamaktadır. Bu kapsamda Üniversitemizin 2006 yılı Kurumsal Özdeğerlendirmesi tamamlanmış, 2007 yılı stratejik planı hazırlanmıştır.

Sayın Valim, Değerli Konuklar,

Ortak çalışmaların filizlendiği, bilginin ve birikimin harmanlandığı, kongre, sempozyum, panel, çalıştay ve konferansların Üniversitemizde düzenlenmesi ya da düzenlenen ulusal ve uluslararası etkinliklere katılım sağlanması için elimizdeki bütün kaynakları seferber etmekteyiz. 2007 yılında çalışma arkadaşlarımın Üniversitemizde gerçekleştirdikleri bilimsel ve sosyal faaliyet sayısı 400'ü aşmıştır. Gurur verici boyutta artan faaliyetlerimize katılan Türk ve yabancı bilim insanlarının sayıları on binlerle ifade edilmektedir. Gerçekleşen bu etkinlikler, geleceğin “Kongreler Kenti” olacak Üniversite Kenti Muğla'nın bu yöndeki yol haritasında önemli göstergelerdir; ilk kilometre taşının belirgin bir işaretidir.

Muğla Üniversitesinin sayıları bindörtyüze ulaşan çalışanları, bütün sınırlamalara ve kısıtlamalara karşın omuzlarımızdaki onurlu görevin sorumluluğu, bilinci ve heyecanı ile çalışmaktadırlar. Yarınlarımızın belirleyicisi gençlerimizin, evrensel etik değerler ve ortak aklın doğruları ışığında, Ülkemizi kararlı, saygın ve sürekli bir gelişme çizgisine taşımalarını sağlayacak bilgi, beceri ve bireysel yeterlilikle birlikte gerekli iradeyi de aktarabilme gücü koşullar ne olursa olsun eksilmeyecektir. Bu onurlu görevi yerine getirirken el ele, omuz omuza bir takım ruhu içerisinde, Ülkemizin aydınlık geleceği için, bir zincirin güçlü halkaları gibi birbirimize destek verdiğimiz bütün çalışma arkadaşlarıma hepinizin huzurunda teşekkür eder, başarılarımızın devamının bu zincirin gücüyle ölçüldüğünü iletmek isterim.

Geleceğimizin Güvencesi Sevgili Genç Arkadaşlarım,

Sizlerden, bilimde, sanatta, sporda bilgi toplumları ile yarışabilen ve onların önüne geçebilen daha çağdaş, daha ileri ve gelişmiş Türkiye'yi yaratma hedefiyle çalışmanızı ve başarmanızı bekliyoruz. En genç asistanımızdan, Üniversiteye ömrünü vermiş hocamıza, göreve yeni başlamış idari personelimizden en kıdemli idari personelimize kadar sizin bunu başarabilmeniz ve gerekli olan bilgi, beceri ve yetkinlikle donanmanız için heyecan ve özveri ile hazırlandık. Omuzlarımızdaki büyük ve onurlu görevin bilincinde olarak işimizi bir önceki yıldan daha iyi yapma çabasındayız. Ancak, bütün çabaları etkisiz kılabilecek öğe iç huzurun bozulmasıdır. Bu öğe uzun süredir Ülkemiz üzerine karabasan gibi çökmüştür, çöktürülmüştür. Önce sağ-sol çatışması, daha sonra etnik ve dinsel temelli bölücü akımlar nedeniyle çıkarılan huzursuzluklar Ülkemizin gelişmesini önemli ölçüde engellemiştir. Bu bölücü akımlar nedeniyle ortaya çıkan kardeş kavgaları Ülkemizin gelişmesi için faydalanacağı insan kaynaklarını, enerjisini, maddi ve manevi varlığını kemirmiştir ve halen kemirmeye devam etmektedir.

Son dönemde tırmanan terör, asker-sivil çok sayıda vatandaşımızın canına ve malına kastederek Cumhuriyetimizi, “birliğimizi ve dirliğimizi” zafiyete uğratma çabası içindedir. Vatani görevini yaparken Şırnak'ta 23 Nisan 2007 tarihinde Türkiye Cumhuriyetinin bölünmez bütünlüğüne kasteden terörist güçlerle girilen bir çatışmada şehit verdiğimiz 2006 yılı İİBF İşletme Bölümü mezunlarımızdan 1982 Samsun doğumlu Metehan ATMACA'yı burada bir kere daha anarken, Muğla Üniversitesinin bütün çalışanları ve öğrencileri adına, Muğla adına, Ülkem adına ve insanlık adına terörü ve teröre destek veren içerdeki ve dışarıdaki bütün güçleri lanetliyorum. Üniversitemiz Merkez Yerleşkesinde oluşturulmasına karar verilen “ Şehit Asteğmen Metehan ATMACA Fidanlığı” için ağaç dikimleri Ekim ayı içinde gerçekleştirilecektir. Bu fidanlıkta herkesi teröre karşı bir fidan dikmeye davet ediyorum.

Sevgili Gençler,

Üniversitemizin var oluşunun merkezinde sizler varsınız. Sizlere aktarmaya çalıştığımız bütün değerleri sevgiyle, saygıyla bütünleştirmeyi hedefliyoruz. Yüreğiniz, sevgi ve güvenle güçlendikçe ileriye doğru kararlı, sürekli ve saygın adımları, hem kendiniz, hem çevreniz, hem de Ülkemiz için gerçekleştireceğinize inancımız tamdır. Muğla Üniversitemizde geçireceğiniz, “Üniversite Öğrenciliği” döneminde kazanacağınız bilgi, beceri ve yetkinlikler Ülkemizin geleceğinin yapı taşları olacaktır. Sizlerin donanımı ile bilgi toplumuna doğru katedeceğimiz yolda önümüzü açacak en temel gereklilik, kargaşadan ve çekişmelerden arınmış, uzlaşmayla güçlenecek, huzurlu, güven duyulan bir sosyal yapıdır. Bunun oluşmasında hepimize ve özellikle gençlerimize önemli görevler düşmektedir. Ülkemizin geleceği sizlersiniz. Hedefiniz, bilgi toplumunu ve bilgi ekonomisini oluşturmuş çağdaş bir Türkiye'dir. Özgür ve bilimsel düşünme gücüne sahip, evrensel değerler ile birlikte toplumumuzun değerlerini de tanıyan, yücelten, çalışmayı ve başarmayı seven, başarıları ile gurur duyan; girişimci ve yaratıcı, aklı her şeyin önüne koyan, laik, demokrat ve erdemli bireyler olarak, Ülkemizin tekil yapısına, Atatürk İlke ve Devrimlerinin ışığında Cumhuriyetimizin kazanımlarına, Atatürkçü Düşünce Sistemi içerisinde sonsuza kadar sahip çıkıp onları yücelteceğinize inancımız tamdır.

Sevgili Çalışma Arkadaşlarım,

On beşinci akademik açılışını gerçekleştiren genç, dinamik, nitelikli Muğla Üniversitemizi bugüne beraber taşıdık. Bizler bilgiyi sevgiyle yoğurup bilgeliğe ulaşma yolunda bir çaba içindeyiz. Bizler çağımızın en büyük projelerinden birisi olan Demokratik, Laik Türkiye Cumhuriyeti'nin en önemli kazanımlarından olan Türk Yükseköğretiminin omurgalarıyız. Sağlıklı kalmasında zorunluluk olan bu omurgada oluşacak en küçük bozukluk önce üniversitelerimizin, ardından da Ülkemizin duruşunu tedavi edilmesi güç bir şekilde bozabilir. Omurgamızın sağlıklı kalması, ancak ortak aklın örgütlü beraberliğinde, Büyük Önderimiz Mustafa Kemal'in gösterdiği aydınlık yolda Atatürk İlke ve Devrimlerine bağlı kalarak sağlanabilir. Bugün Ülkemizde yaygınlaştırılmak istenen dogmalara dayalı düşünce sistemlerini, Atatürkçü düşünce sistemi içerisinde demokratik yollarla güçsüz kılacak öğretiyi aktarma ve güçlendirme görevimizi bir kez daha vurgulamak istiyorum!

Bizler, kuruluşundan bu yana demokratik, laik, sosyal hukuk devleti olan Türkiye Cumhuriyetinin ve Cumhuriyetin kazanımlarının, tekil yapımızın koruyucusu olma yönünde güven vermiş genç Muğla Üniversitesinin çalışanlarıyız ve bütün öğrencilerimizin aynı inancı paylaşmasının sağlanması için bütün gücümüzle çalışmalıyız. Bu inancın güvencesi öğrencilerimizi çok boyutlu düşünebilen, özgür ve bilimsel düşünme gücüne sahip, laik, demokrat ve erdemli bir birey olarak yetiştirmektir. Bu görevi en iyi şekilde yapacağımıza olan inancım tamdır.

Öğrencilerimize çağdaş evrensel ilkeleri benimseterek, alanınızdaki en yüksek bilgi beceri ve yetkinliği aktarmada, onların maddi ve manevi her türlü zorluğu göğüslemelerinde destek olmanızdan ve onları hayata hazırlamada gösterdiğiniz özverili çabalarınızdan dolayı sizleri yürekten kutluyorum. Öğrencilerimiz sizleri sevgi ve saygı ile yüreklerinde taşımaktadırlar. Bütün kısıtlara rağmen başarımızın ardında, aydınlık yüzlü Ülkemize aydınlık yüzlü gençleri kazandırma yolundaki idealizm vardır. Yüreğinizden bu duygular eksik olmasın. Sağ olun, var olun.

Bizler Üniversitemizi, öğrencilerimizi, birbirimizi, yaşadığımız coğrafyayı ve orada yaşayanları seviyoruz, sayıyoruz, el ele çalışmayı seviyoruz, başarmayı seviyoruz, başarılarımızla gurur duymayı seviyoruz. Yeni eğitim öğretim yılında da güçlenerek büyüyecek bu sevgi, saygı, başarı ve güven çemberleri için şimdiden hepinizi kutluyor, teşekkür ediyorum.

Sayın Valim, Değerli Konuklar,

Üniversitemizin yakaladığı başarıyı, sürekli kılabilme amacı ile attığımız her adımda bir zincirin güçlü halkaları gibi biri birimizi desteklemekteyiz. Bu zincirin her bir halkasında görev yapan başta Rektör Yardımcılarımıza; Fakülte Dekanlarımızın, Enstitü Müdürlerimizin, Yüksekokul ve Meslek Yüksekokulu Müdürlerimizin adında birimlerimizdeki tüm çalışma arkadaşlarıma; Genel Sekreterimizin adında Genel Sekreterlikteki bütün çalışma arkadaşlarıma; Daire Başkanlarımızın adında bütün Dairelerde çalışan arkadaşlarımıza; Özel Kalemde görev yapan fedakâr insanlara; Sıtkı Koçman Vakfı ve çalışanlarına, desteğini ve Üniversitemize olan gönül bağlarını her zaman hissettiğimiz başta siz Valimiz olmak üzere bütün yerel yönetici ve bürokratlara, Üniversitemizin tanıtılması ve yüceltilmesi yönündeki gayretleri için ulusal ve yerel medyanın bütün çalışanlarına, sivil toplum ve meslek kuruluşlarına, bütün öğrencilerimize ve Üniversitemize destek olan hayırsever insanlara, üniversite şehrinde yaşamanın ayrıcalığının keyfini çıkaran bütün Muğlalılara; bu yoğun tempoda gösterdikleri anlayış destek ve fedakârlık için sevgili eşim ve oğullarıma sizlerin önünde teşekkürü borç biliyorum.

Destekleriniz, başarımızın sürekliliğinin garantisidir. Sağ olun.

Duygu yüklü bu onurlu günümüzde bizlere güç verdiniz, çalışanları ve öğrencileri ile birlikte Muğla Üniversitesi ailem adına sizlere saygı ve şükranlarımı sunuyor; 2007-2008 Eğitim-Öğretim Yılının Üniversitemize, Muğla'ya, Türkiye'ye ve insanlığa olumlu katkılar yapmasını diliyorum.

Sağ olun, var olun.



24. Eylül 2007 Prof.Dr. Şener OKTİK
Muğla Üniversitesi Rektörü